Kemani Tatyos Efendi

110 YIL ÖNCE BU AY KAYBETTİĞİMİZ İSTANBUL MUSİKİSİNİN BÜYÜK İSMİ

Tatyos Efendi, Osmanlı İstanbul’unun Ermeni cemaatinden yetişen en önde gelen musiki adamıydı. Devrinin önemli fasıl kemancılarındandı; fakat asıl önemi bıraktığı eserlerinde, yani bestekârlığındaydı. Genç denilebilecek bir yaşta hayatını kaybetmesine, çağdaşı olan birçok müzisyeni pençesine alan alkolizm sebep olmuştu.

İstanbul musikisinin meşhur bestekârı ve keman sanatkârı. İstanbul’un Ermeni cemaati içinden yetişti. Tam adı Tateos Enkserciyan’dır. Kilise mugannisi, yani dini musiki okuyucusu Manokyan (Manuti) Enkserciyan’ın oğludur. İstanbul’un Beşiktaş ilçesine bağlı Ortaköy semtinde, günümüzden 165 yıl önce 1858 senesinde, yoksul bir ailenin evlâdı olarak dünyaya geldi.

Dünyaya geldiği semt olan Ortaköy’ün Ermeni İlk Mektebi’nden mezuniyetinin ardından önce çilingir, sonra da savatçı çıraklığı yaptı. Musikide ilk derslerini dayısı Movses Papazyan’dan kanun sazını öğrenerek aldı. İleriki yıllarda asıl kullanacağı saz olan kemana geçti ve devrin ünlü keman sanatkârı ve hocası Kemanî Âmâ Sebuh’tan ders almaya başladı. Dönemin önde gelen musiki adamlarından aynı cemaate mensup Asdik Ağa’dan ve asıl adı Zivanis olup Lavtacı Civan Ağa diye anılan meşhur Rum müzisyenden meşk etti. Musiki yolunda iyice ilerledikten sonra Hânende Karakaş, Tanburi Yuvakim ve Kanuni Şemsi gibi arkadaşlarıyla oluşturduğu fasıl heyetiyle İstanbul’un önde gelen eğlence merkezlerinde musiki faaliyetlerine başladı.

Bestekârlığı sâzendeliğinden çok önde gelen Tatyos’un saz eserleri ve şarkıları, fasıl musikisinin en güzel örnekleri arasındadır. Kendine has özellikler gösteren fasıl musikisi icrasında devrinin önde gelen idarecilerinden biri olarak ün kazandı. Ahmed Rasim, Kemençeci Vasilaki ve Şevki Bey gibi döneminin önde gelen sanat adamlarıyla kurduğu yakın arkadaşlık, üretici olmasının etkenlerinden biriydi. Kendisiyle aynı dönemde yaşayan ve aynı ortamı paylaşan birçok sanatkârın ortak paydası halindeki alkolizm yüzünden öldüğünde, sanat hayatının en verimli dönemindeydi.

Kendisinden sonra gelen Udî Arşak Çömlekçiyan, Münir Mazhar Kamsoy, Nasibin Mehmet Yürü, Eyyubi Mustafa Bey ve Abdülkadir Töre gibi bir dönemin önde gelen musiki adamlarının yetişmesinde hoca olarak önemli pay sahibi bulunan Tatyos Efendi, çok sayıda şarkısının güftesini kendisi yazacak kadar edebiyata meraklıydı. “Gamzedeyim devâ bulmam / Garibim bir yuva kurmam” beytiyle başlayan ünlü Uşşak şarkısını yakın arkadaşı ünlü gazeteci, yazar, edip ve bestekâr Ahmed Rasim, “kendi ömrünün hülâsasıdır” diye niteleyecekti.

Çok iyi derecede nota bilmesine rağmen dağınık hayatı sebebiyle zamanında tespit etmediği çok sayıda eseri kayboldu ve günümüze ulaşmadı. 15 kadarı saz eseri olmak üzere 75 civarında eseri Türk musikisi repertuvarındadır. 110 yıl önce 1913 yılında, içinde bulunduğumuz Mart ayının 16’sında, henüz 55 yaşında iken vefat etti.

Kadıköy Uzunçayır Ermeni Kabristanı’na defnedildi. Ülkenin büyük karamsarlık yaşadığı savaş zamanlarına tesadüf eden cenazesine, İstanbul’un büyük müzisyenlerinden biri olmasına paralel şöhretine rağmen katılabilen birkaç kişi arasında son devrin büyük kültür adamlarından ve biyograflarından İbnülemin Mahmud Kemal İnal da bulunuyordu. Âyin-i Ruhanî’sinin icra edildiği Beyoğlu Balıkpazarı’ndaki Üç Horon Kilisesi’nin kayıt defterine, “Tateos, 16 Mart 1913, Çalgıcı” kaydı düşülmüştü.

Fotoğraf & Yazı: Mehmet Güntekin


Blog Kategorilerimiz

Turing Kültür Sanat YouTube Kanalı

Turing Kültür Sanat YouTube Kanalı
crosschevron-down